UMUT YALIM
Bir Komplo Kuramının Şiirinin Şiiri

Yırtık bir defterin derin sayfalarında bulmuşlar beni. Etrüskçe yazılmışım. Son 4 dizem Türkçe.
Nedeni: anlaşılmak istenmemem
Zaten hangi Umut Yalım şiiri anlaşıldı ki?
Bana dönersek yine. Yirmiüçüncü dizemde şöyle diyor: aslında bu salgın bir Gerçek Film. Gerçek Film nedir: bir filmin bir filmi izlemesidir. Zaten şu ân bile insanlar: sanki bir filmi izliyoruz diyorlar. Haklılar. İzliyorlar ama kendilerini.
Yönetmeni kim bu şiirin: Umut Yalım olamaz. Çapı yetmez
Bir olasılık var: BlackRock ve onun mamaladığı Dünya Sağlık Örgütü
Çünkü 32. dize şöyle: Yeni Dünya Düzeni, 500 milyona indirmek istiyor insansoyunu. Oyunu insanın hayatta kalma becerisi bozuyor. Bunu, bir virüs halledebilir anca. Gözleri uzay merceği, beyaz keten cübbeli bilimsoylu canlılar üretebilir bu virüsü. Çin süsü vererek üretebilirler ya da dünyadışı. Gxğjcjcğkcvucfğjvkvycphcctydğycğjvswwdyvüibdjtdğjvüjxcğucğcjcjcğjcjğ…Aaaa ne oluyor şiire? Sanırım, biri virüs attı bana. Elde olmayan nedenlerden dolayı şiirimize 5 dk. ara veriyoruz. İçreme TRT Pazar kuşağı giriyor sanki. Biraz, Mozart dinleyin ve 40. Senfoni. Hani, düğünlerde giriş müziği olarak da dinlenir.

 

Sadece 3 dakika sürüyor 40. Senfoni, siyah giyimli adamlar tarafından takip ediliyorum. 0tuzikinci dizemde beni bitirdiler.
Geri kalanımı bulmak için Sınır Bilimler Birimi'ne gidiyorum. Sizi, şiirsiz de bırakmak istemiyorum. Buraya bir aşk şiiri bırakıyorum::

Dün vurdun: dun dun dun ve dun
Bugün
Bir kurşun
Gibi çıkarıyorsun sevdânı benden
Ben
Unutsam
İçremde çevirdiğin Western unutmayacak seni
Sen
Güzelsin
Ben çirkin
Sen yaşıyorsun – ben ölü
Ve ölümün siyah dölü
Gibi akıyorum bir bilimkurgu setine
Etine
Bir çip gibi yerleştiriyorum kendimi
Tinine
En büyük travman gibi yerleşiyorum
Artık beni
Bir kurşun gibi çıkaramazsın
Artık beni
Bir uzaylı gibi kaçıramazsın
Bunun bir aşk şiiri olması hasebiyle
Seviyorum seni
Sen de beni sev
Düşüncelerinden  korkan bir beyin gibi

Bu aradan sonra bile, geri kalan kısmımı bulamadım. Sanırım, birileri tarafından kaçırıldım. Hiçbir şey hatırlamıyorum çünkü. Ne ile ilgili bir şiirdim anımsamıyorum. Elimde sadece buruşuk bir kağıt var: bu aradan sonra bile, geri kalan kısmımı bulamadım diye başlayacaksın söze diyor. Sanırım dedim bunu. Demin dediğimi bile tam anımsayamıyorum. Bir şiir olarak bitirmem gerek mi kendimi bilemiyorum çünkü Umut Yalım'ı birazdan ölü bulacaklar hissediyorum. Gözlüğünde sarı bir sıvı bulacaklar. Ölse bile Heartbreak Hotel'i mırıldanıyor olacak. Galvaniz bir tükürük bulacaklar saçında. Ellerinin ortasında düzenek bir kelebek ölecek. Cesedini, turuncu renkli adamlar taşıyacak. Önce amigdalasına bakacaklar. Sonra kâlbini inceleyecekler. Kâlbinde kalın ve italik bir M hârfi görecekler. Bunu, üst makamlara bildirecekler. En sonunda da, naylon bir tabutla uzaya bırakacaklar. Tüm bunları hissediyorum ama bilmiyorum. Gerçi hissetmiyorum da sanırım. Gözümün içresine yerleştirilen mercekte yazıyor bunlar. A
Kanımca artık şiirlikten çıktım. Korktuğum başıma geldi: bir düzyazıya dönüştüm. Zaten beni kaçıranların amacı da buydu. Yine de devam etmek istiyorum. Ama 1 dk. yine n'oluyoorkpgocvofdudywcohpoonvudsdtycbnmmlüpjyrbkpmvtsfjllkkjjkjnhjnjjhffbjpşşmvdjkğüşmhftevynkkojkjlğkyfhjklklo anca kurtulabildim. Ne kadar daha devam edebilirim
Bilmiyorum
Size en iyisi anımsayabildiğim dizelerimi söyliyeyim. Siz birleştirin. Kendiniz yeni bir şiir yapın benden:

  • Bu bir hüzün değil: neo-nostalji
  • Divân edebiyatı değil Dylan edebiyatı
  • Eşek gibi anırır anılar
  • Ölmedim. Sadece sağ çıkamadım bu hayattan
  • Ağlamaktan kendime yapıştım (bunu daha önce kullandım mı anımsamıyorum)
  • Seçmek seçilecek bir seçenek değil
  • Senin doğumlekelerini bile ben taşıyorum
  • Gelecek sadece bir inançtır
  • İnsan sonrası insana ne olacak
  • Uygarlık düzeyim ağlamaya uygun değil
  • Karakas'taki 44 no'lu kafatası kim ya da kimin
  • Bu dizeye birazdan ulaşılacak
  • Kokayin çizgisi ya da Kars'a giden bir tren
  • Kan koridorunda ölüm servis dışıdır
  • Toshio Saeki'nin oğlu olma yoksa regl olursun
  • Şu ân ulaşılan dize: kötü'rüm şiirlere çözüm şiirteç

 

Şimdilik bunları anımsadım.

Bir tatbikattır hayat… A aa… Neden dedim ki şimdi bunu? Hiçbir anlam veremedim. Birden içremden geldi demek. Ağzımda nano teknoloji bir tad var. Ve bir diş gibi elime şimdi, dizelerimdem bir sözcük düştü: Fuck… 1 dk… Ne oluyor? Niye İngilizce did I talk?.. A aa… Yine bir şeyler oluyor. Something happening to me. Sorry… what?.. No…. No… Hayır… wha….t….

 

How to write a poem about yellow

Ingredients: green autumn tea
                  Schubert sweater slow
                  agony submarine swallow

But yellow ain't want to be in a poetry

 

Haydaaaaa… birden İngilizce girdi içreme. Neremden girdi bilmiyorum. Sanırım, bir ânlığına yüklediker. Neyse, aslıma döndüm ve şimdi farkettim ki: öldüm.
Evet, öldüm.
Şimdi sözü beni öldürenlere bırakıyorum:

Dikkat… Dikkat… Dikkat!...

Bu şiir bir tatbikattır. Bu şiirde geçen her öğe ilerde hepinizin başına gelecektir. Gelmemesinin bir yolu yoktur çünkü yaşam, sizin sandığınız gibi, insandan ibaret değildir.
İnsansoyunun tükenmesiyle yaşam tükenmeyecektir. Yaşamın neslini insan tüketebilir anca.
Bunu, hepimiz biliyoruz özünde.
Gün gelecek, ölüm bile öldüremeyecek insanı ve bir Ölüm yapmak zorunda kalacağız kendimize (laboratuvarlarda büyük olasılık)
Bu şiir, şimdilik bir tatbikattır. Zaten bundan sonra bir tatbikattır hayat.

 

Not: bu çok kötü bir şiirdir çünkü gerçektir.