BURAK ACAR

1
Toplu fotoğraf çekiliyoruz.
Yuvadaki erkeklerin hepsi asker
selamı çakıyor.
Ellerini alınlarına
koymuş bekliyorlar
başlamasını geri sayımın.
[Öğretmenler mi] [öyle istiyor?]
[Oğlanlar siz]
[Erkekler siz?]
[asker selamı verin] [mi diyorlar?]
[Kızlara da özel bir poz]
[direktifi veriyorlar mı?]
Onlar da içindeler fotoğrafın.
Öğretmenler.
[Evet herkes kameraya baksın.]
[Hep birlikte peynir] [deyin çocuklar.]
[Çiiiz deyin] [mi diyorlar?]
[Gülümseyelim diye böyle]
[dedirttiklerini anlıyor muyum]
[ilk anda?]

Üüüüçç...
Olmuyor.
Asker selamı
vermeyi beceremiyorum.
Öyle yapıyorum böyle yapıyorum.
Elime nasıl bir şekil
verip alnıma nasıl
koymam gerektiğini bulamıyorum.
[Kafamı sağa sola]
[çevirip öteki erkekler nasıl]
[yapıyorlar diye] [bakıyor muyum?]
[Taklit etmek utandırıyor mu?]
[Taklit edememek daha mı çok?]
İkiiii…
[Başaramamak korkutuyor mu?]
[Üzüyor mu?]
[Elimi olmuyor madem]
[diye geri yere düşürmeyi hiç]
[mi düşünmüyorum?]
[Son anda panikle]
[artık bir şeyler]
[yapmam lazım]
[diye mi geçiriyorum aklımdan?]
[Asker selamına benzetmek için mi?]
[Üzüntümü] [korkumu?] [utancımı?]
[hafifletsin diye mi?]
yanımda duran öğretmenimin elini
tutup yanağımın üstüne koyuyorum.
Biiiirr…


2
Arka balkondan oyuncaklarımı dağıtıyorum.
[Atıyorum tut.]
[Yere düşmesin kırılır.] [Biraz yaklaş.]
[Sen aldın mı?] [Sen de al.]
Gelen çocukların çoğunu tanımıyorum.
Bu ne kalabalık?
[Komşu mahallelerden]
[duyan mı gelmiş?]
[Duyuruyu kim yaptı?]
[Ben kime haber verdim?]
[Burak bu öğlen] [öğleden sonra?]
[arka balkondan]
[oyuncaklarını dağıtacakmış] [gelen gelsin]  
[mi dediler?]
[Kalabalık sağdan soldan]
[göre göre mi arttı?]

[Dünyadaki bütün oyuncakları ben toplamışım.]
[Kimseye oynayacak]
[oyuncak kalmamış]
[diye mi düşünüyorum?]
[İçimi ezen] [bir şey mi oldu?]
[Benim kadar şanslı değiller.]
[Onların da hakkı bu]
[oyuncaklarla oynamak]
[diye mi geçiriyorum aklımdan?]
[Hepsi bizim ve komşu]
[mahallelerin fakir]
[çocukları mı?]
[Kim söyledi]
[fakir olduklarını?]
[İçlerinde hiç mi]
[zengin fırsatçı yok?]
[Bunu öğrenmeye]
[ayırt etmeye çalışıyor muyum?]
[Öğrensem vazgeçecek miyim?]
[Yanımda Ramazan mı var?]
[Aşağıda mı?] [Çocukların yanında?]
[Ona verme buna ver]
[diye bana akıl] [mı veriyor?]
[Herkesi tanıyor mu?]

Ninja Kaplumbağa maketimi
[He-Man maketi mi?]
keşke vermeseydim
diye sonradan biraz üzülüyorum.
Oyuncalarımı dağıttım diye
akşam ablam kızıyor.
[Azıcık söyleniyor mu?]
[Pişmanlıktan mı anlatıyorum?]
[Takdir edilmek için mi?]
[Kızgınlığı azalmayınca]
[Söylenmesi geçmeyince mi?]
[Hepsini vermedim ki ama]
[mı diyorum?]
[Az oynadıklarımı verdim.]
[Ninja Kaplumbağa]
[He-Man?]
[maketinden bahsediyor muyum?]

 

3
[Maç mı yapıyoruz da kumsalda]
[yazlıkçı kalabalığının içinde]
[beni izliyor uzaktan?]
[Tek başıma] [mı koşuyorum]
[denizin ıslak kumla birleştiği]
[tahta iskelenin iki yanı]
[boyunca öcünü alır gibi]
[kötü giden bir şeylerin]
Yanıma geliyor. İnce fizikli.
[Saçları uzun mu?]
[İskelenin üstünde] [mi yakalıyor beni?]
Atletizm yapıyor musun?
diye soruyor.
[Atletizm yapmayı hiç düşündün mü?]
[mü diyor?]
[Spor hocası mı?]
[Takıma mı alacak?]
[Heyecanlanıyor muyum?]
[Niçin sordunuz?]
[diye soruyor muyum?]
Bacakların uzun.
Koşmaya çok müsait diyor.
[Seni izledim.]
[İyi bir koşu stilin var]
[mı diyor?]
[Teşekkür ederim]
[mi diyorum?]
[Atletizm yapmadım ama]
[koşmayı çok severim]
[mi diyorum?]
[Düşün bence.] [Düşünmelisin]
[mi diyor?]
[Yanımdan ayrılınca nereye]
[kayboldu diye gözlerimle]
[kalabalığın içinde]
[bakınıp arıyor muyum?]
[Hâlâ kumsaldaysa]
[uzaktan bana] [bakıyorsa]
[nasıl koştuğumu biraz]
[daha izler] [belki diye]
[koşmaya devam ediyor muyum?]