3. Bölüm: SİNAN ÖZDEMİR

 

-Dahil olduğum (?) ilk futbol grubum kuzenlerden ve mahalledeki çocuklardan oluşuyordu. Özellikle kuzenler beni sürekli kaleye geçirirlerdi. Oyununu pek hatırlamasam da Simoviç hayranıydım, sonrasında da hayrettin var tabi. Bu iki ismi çok sevsem de gol atmak attırmak istiyordum hep içten içe. Annem yine mi seni kaleci yaptılar deyip kendini de beni de üzerdi :) 

-90larda teyzeoğlu mikasa top almıştı, baktılar ki o demir gibi topa çok sert vuruyorum, büyüklerle oynadığımız bir maçta çaresiz kalınca beni oyuna aldılar ve hep şut atmamı istediler, o maçı unutamam (gerçi sonucu hatırlamıyorum:). 

-Futbolla ilgili anım çok, mesela arkadaşım mesut un evlerinin önünde de sürekli top oynardık, o gruptan ikisi profesyonel topçu oldu, biri Antepspor'da biri fener'de oynadı, düşündüm de bu bir anı değil :)) futbol bende bir uhde olarak kaldı, aslında bunu anlatmak istiyorum, neden başarısız oldum, düşündüğüm kadar iyi değilsem bunu asla itiraf edemeyeceğim sanırım. 

-12-13 yaşındayken sankospor'un yaz okulu seçmelerine gittim, yelek giydirip beşer
dakika oyuna alıyorlardı bizi, bir gol attım, asist de yaptım belki, seçildim takıma. Ülkü Tamer in doğduğu eski Antep evi o zaman sanko'ya aitti, orda bize birer çanta verdiler, içinde lacivert beyaz tişört şort çorap vardı. A takımın kaptanı veriyordu çantaları, sanırım adı Mehmet Ali'ydi. Neyse, fizikliyim diye (yaşıma göre öyleydim, sonra çok büyümedim:) yıldız takımla oynattılar beni, ve yaz sonunda esas takıma seçilemedim. 

-Sonra ortaokulda okul seçmelerine katıldım, bizim sınıftan 4 kişi seçildik. Çocuklara dedim ki 10 numarayı kimse almayacak, o benim. Neden bunu dedim? Hepsinden iyiydim, mesela sonradan bu takımın yıldızı olacak mesutu 5-0 yenmişliğim var. Neredeyse tüm teke tek maçları ben kazanırdım. Birkaç hafta sonra sipariş edilen sarı lacivert formalarımız geldi, listede 5-sinan yazıyordu. Hoca beni iki maç ön libero, üç maç stoper oynattı, tek golümü direkten dönen bir topu tamamlayarak atmıştım. Niye böyle oldu ya, bu futboldaki dramımı hiç çözemedim, cidden yetersiz miydim. 

-Öyle sert vuruyordum ki topa, bir gün kalede Mehmet var, okulda, topa elini uzattı, yere düştü, top yine de gol oldu, Mehmet in bileği çıktı, doktorluk oldu. Başımızda bir hoca yoksa en iyisi bendim sanki, psikolojiyi yönetemedim belki de. Bazen kendi kendime gol atamadığım için şiir yazıyorum diyorum :)