AHMET AKTAŞ
KONTRAKTİL KOFUL VE İZOLASYON KARDEŞLİĞİ

Kendimi sevmemin ilk evresinde
Aile üyelerim komşu ile kaçtı
Duymuşlar ki yan il insansız kalmış
Tek başıma televizyon karşısında
Saate kazınmış başı
Kalkıp bayılıp yarmıştım.

Duydum ki şehirden uzaklaşmışım
Annem yan komşuya sinekli bal getirmiş
Fırtına kaseyi devirmiş
Ve ben bakmışım ki evin omuzları
Ölmüş uzanıyor yaslanmış
uyuyorum '  yıkılan kolonlara

Fazla dünya izolasyonla uzala
bak fizik canlanıyor / kazı tabağın dibini
tabağı sünnetle.
Ulan diyesim geliyor
daha büyümeye başlamadan kesip
tanrı anacığın önüne fırlatıyorsun dünyayı
Ben de güvenirdim kendime
Allah'la irtibatım olduğunda
karşımda onun dimdik Elifi
ve kıvrık yumuşak çizgisi.

Çıkmak istiyor musun ki bu izolasyondan
Ya sen ne tatlı bir şeysin
Ben niye çıkayım ki izolasyonla
daha çocukken televizyon patlasın isterdim ben
Patlasa da dizide gördüğüm oyuncaklar benim olsa

Aşkım benimle temasını kopardığında
Sazan olan babamı unutmuş
Dişli yatağı parçalıyordum
Sen de beni arkadaşının kursağına bırakıyormuşsun
beni çamaşır ipine asarsınız diye bekliyordum

Ya bebeğim
Çok üzülüyorum
Bana biraz daha agugugu agugugu yapsana ' yapsana

 

Seninle sevişme karnesiyle seviştim / ama kendimi niye kandırayım
Halıya baş üstü uzanıp boynumu koparsaydın kanı boğazıma yalasaydın  
ben de ' seni gerçekten soyardım.

Seni gözlüyorum ve kofula batıyorum
Kirli suların maviyi koyulattığını düşünüyorum
Kirli maviyi yiyen balık ağızlarından biri babamın olmalı
Onun sazan olduğunu hatırlıyorum
Balık olup ben de yesem yatağı
Durup durup, yakıp yakıp, pullarından yüzüme köşe yapıp
Çarşafımı suya vermek yerine

Kotraktil kofulum mu var şuramda buramda
Yok yok

Ağzında çiğnediği bir kontraktil koful varmış '  babamın
Ve annemden içeri balık dudaklı
ziyarete gelmiş '  izolasyon kardeşliği

Ey bey
dermiş annem,
koltuğa kemerli adamın karşısında yarayı deşmiş
balık gözlü sıfatıma
            ince bir yolla akmış kan böylece